Site Açarak Ne Kadar Kazanabiliriz ? Hadi Deneyelim

Merhaba arkadaşlar uzun bir aradan sonra tekrardan birlikteyiz.

Malum kış sezonu ve bir sürü boş vaktimiz var. Bende bu vaktimizi yeni sektörsel (Niche) bir site hazırlayarak kazanca dönüştürmeyi düşünüyorum. Yaptığım her şeyi detaylarıyla buradan yazmayı düşünüyorum. Açıkçası birkaç arkadaşın yaptıklarını gördükten sonra fena gaza geldim (Ev Araba alanlar var :) ). Hiçbir şey yapmadan Adsense’den binlerce TL Kaldıran arkadaşlar var neden bunlardan biride biz olmayalım ki ?

İsterseniz bu yaptıklarımı sizde deneyebilirsiniz. bir sürü kupon kodu verenler var ( Bulamazsanız alt tarafta bulunan yorum bölümünden yazarsanız yardımcı olurum ) bu kuponlarla domainler 2-3 dolara geliyor. 10-20 tl ye bir host alın Türkiye lokasyon sizde deneyin. Sonra keşke bende yapsaymışım demeyin.

 

İlerleyen günlerde size site ismini sektörünü bildiren bir yazı yazacağım.

Sosyal Medya Hesaplarımdan Takip Edebilir , E-mail Bültenine kayıt olabilirsiniz.

 

Facebook – Twitter İnstagram Youtube 

 

Bir Ayda İlk 50’ye Nasıl Girdim

5 yıldır bu işi yapan biri olarak gözlemlerime göre bir kişi şu aşamalardan geçiyor;

Ben çok zekiyim, amanın aklıma neler geliyor.
O ben bu işten para kazandım, başarılıyım.
Daha iyi kazanıyorum ben artık seo uzmanıyım.
Diye gidiyor.

Bence tek bir siteyi günlük 100.000 tekil hite ulaştıramamış kimse SEO uzmanı değildir.

Neyse konuyu çok dağıttım. Bu paylaşımları iyi niyetiyle yapan arkadaşa tabiki saygı duyuyorum, bu bilgilerin bu meslekte gelişmekte olan kişilerde faydalı olacağını düşünüyorum o yüzden teşekkürler kendisine. Zaten kişi, zamanı geldiğinde yaptıklarının cezasını çekeceğinden bir şey olumsuz sonuç verirse tecrübe etmiş olur. Ama yine de en güzeli doğal olan yoldur. Yani kullanıcıya yararlı bilgi sunarsan Google da kullanıcıya o bilgiyi çıkarır. Çünkü google’ın tek yapmaya çalıştığı şey bu. Sloganları ile noktalayalım: “Müşterimiz için iyi olan bizim için de iyidir.”

Konuyu dağıttıkça dağıttım ana konumuza dönelim. Bu footer da google arama linkinin paylaşılması, ilk zamanlar google’a kıyak çekelim bize torpil geçsin mantığıyla yapılmış dangalakça bir harekettir. Ama bu paylaşımın aslında olumlu katkısının olabileceği şöyle bir senaryo gerçekleşebilir.

Google, arama sonuçlarında o sektör, zaman vs. bazlardaki tıklanma oranlarına göre analizler yapar ve bunları sıralama algoritmasında kullanır. Bu ne demek?

Oyun kelimesinde 1. sıra’daki site atıyorum %70 oranında tıklanıyordur.
2. sıradaki kelime %20 tıklanıyordur.
5.sıradaki kelime %3 tıklanıyordur. Falan gibi…

Ama diyelimki 5. sıradaki site normalin dışında %7 tıklanmaya başlandı. Bu size ne ifade eder? Bu kullanıcının o kelimede aradığı sitenin o olduğu anlamında olumlu bir referanstır. O zaman sıralama algoritmasında ona daha çok puan verir. Gibi gibi bir durumda.. Siz arama sonucu linkini footera koyarsanız ve bir kişi o linke basarsa arama sonucunda tekrar sizin siteye tıklayıp sizin sitedene yapıyosa onu yapmaya devam ettiği bir durumda arama sonucunda sizin siteniz daha fazla tıklanmış olur.

Bu bir senaryodur tabi. Google kalkıp da diyebilirki organik olarak yapılan aramalardaki tıklamaları ben sinyal olarak alayım çünkü insanlar bunu sayfalarında link vererek suistimal etmeye başladılar diyebilir. Bu da bir senaryodur.

Hani oo ben zekiyim çağından bahsettim ya bu meslektekilerin, işte o zaman bir program yazayım, bu çeşitli proxy’lere bağlansın, benim siteme tıklayıp dursun. Ya da piyasaya sürdüğüm bir programın arka planın da arama sonuçlarında siteme tıklasın böylece organik olsun falan diye düşündüğü dönemden de geçiyor insan, çünkü google da dünyanın en aptal insanları çalışıyor ve bir tek sen zekisin çağıdır bu çağ.

Arama sonucundan bir siteye gittiğiniz de ve sitede aradığınızı bulamayıp geri tuşuna basarak arama sonuçlarına döndüğünüzde bu google için ne ifade eder sizce. o sitedeki geri bıtonuna basanların yüzdesi ortalamadan yüksekse kişinin aradığı o sitede yok sinyali vermez mi google’a?

Yani benim aklıma gelen en az 30 tane sinyal var standart seo tüyolarının dışında ama dedim ya en doğru seo kullanıcıya yararlı site yapmak diye düşünüyorum.

eBay, tahmine dayalı analitik girişimi SalesPredict i satın aldı

eBay, tahmine dayalı analitik ve büyük veri alanında çalışmalar yapan SalesPredict’i satın aldığını duyurdu. Şirket, bu satın almayla büyük veri ve makine öğrenme alanındaki çalışmalarını güçlendirmek istiyor. Anlaşmanın tutarı açıklanmadı.

SalesPredict‘in çalışanlarının bir kısmı eBay’in İsrail’deki ekibine dahil olacak. Bu kişiler arasında şirketin kurucusu ve CEO’su Yaron Zakai-Or ve CTO’su Kira Radinsky da bulunuyor. 2012 yılında kurulan SalesPredict özellikle işletmeler için satış dönüşümlerini artırmak alanında teknolojilik çözümler sunuyordu.

SalesPredict’in bugüne kadar geliştirdiği teknoloji ve edindiği deneyim eBay’in yapay zeka, makine öğrenmesi ve veri bilimi çalışmalarında kullanılacak. 2012 yılında San Francisco’da kurulan Salespredict bugüne kadar çeşitli yatırımcılardan 5,1 milyon dolar yatırım almıştı.

Görsel Kaynak: eBay

Türkiye de e-ticaret mağazası açmak isteyenler için yeni bir altyapı servisi: Niyeo

Türkiye’de yeni bir e-ticaret işine başlamak isteyenler için, online mağaza oluşturmalarını ve yönetmelerini sağlayacak çok sayıda farklı seçenek var. Bunlara yeni eklenen Niyeo, kullanım kolaylığı, uygun fiyat ve kapsamlı hizmet anlayışıyla dikkat çekiyor.

Niyeo, e-ticaret çözümlerine odaklanan, Ankara merkezli Sono Yazılım‘ın bu alandaki ilk ve en iddialı servisi. Servis, kendi el yapımı ürünlerini internetten satışa sunmak isteyenler, offline çalışan ancak satışlarında online kanalları da kullanmak isteyen fiziksel mağazalar ve  internet mağazacılığının teknik altyapısını kullanamayacağını düşünen diğer herkesi hedefliyor. Mağaza büyüklüğü ve ihtiyaca göre farklı paketler sunan Niyeo’nun müşterilerine sunduğu en önemli özelliklerin başında sınırsız bant genişliği geliyor.

Online mağazaların ziyaretçi sayısı (trafik) arttıkça maliyetler arttığı için uygulanan bant genişliği limiti, Niyeo’da kullanılmıyor. Kullanıcılar paketi ilk kez satın aldıktan sonra mağaza ziyaretçileri sayısı artsa bile ekstra bir ücret ödemeyeceklerini biliyor, böylece doğrudan maliyet kontrolü yapabiliyor. Müşterilerin mağazalarının tasarımını kişiselleştirmelerini sağlayan tema editörü, kullanıcıların paket değiştirmeden ürün eklemelerini sağlayan ek ürün çeşitliliği, e-posta pazarlama ve kısa mesaj pazarlama buna ek olarak sunulan özelliklerden bazıları.

Niyeo, birden fazla mağazayla çalışan kullanıcılarının bayi yönetim modülüyle, bayilere özel fiyat tanımlayarak sipariş ve ödeme almalarını sağlıyor. Bu özelliği ayrı bir modül olarak satın almak mümkün.

Bilio.com kapanıyor [Doğrulandı]

Ucuzu.com olarak faaliyete başladıktan sonra Naspers Grup bünyesine geçen ve faaliyetlerini Bilio.com adıyla sürdürmeye devam eden fiyat karşılaştırma sitesi kapanıyor. Geçtiğimiz yıl dönüşüm sürecine başlanan Bilio.com‘un bugün (14 Temmuz Perşembe) akşamüstü saatlerinde çalışanlarına konuyla ilgili bir açıklama yaptığı bilgisine ulaştım. Kârlılıkla ilgili sorunların öne sürüldüğü açıklamada, sitenin faaliyetlerini Ağustos ayında tamamen durduracağı bilgisine yer verildi. Şirketin yakın çevresindeki güvenilir kaynaklarımdan edindiğim bilgiye göre, Bilio.com çalışanlarının bir kısmına henüz bu bilgi verilmiş değil. Yarın (15 Temmuz Cuma) sabah saatlerinde Bilio.com’un kapanacağına dair basın açıklaması yayımlanacak.

Resmi açıklama yarın yapılacak

Bu haberi doğrulatmak ve bilgisine başvurmak için Bilio.com CEO’su Can Günay‘la iletişime geçtim. Şu anda bu konuda açıklama yapamayacakları, yarın (15 Temmuz Cuma) saat 09:00’da genel açıklama yapacakları bilgisini aldım. Webrazzi olarak bu karara saygı duyuyor ve konuyla ilgili diğer detaylara girmiyoruz. Bilio.com’un akıbeti hakkında Naspers’in açıklamasını sizlere sabah saatlerinde ileteceğiz.

Güncelleme: Bilio.com’dan haberimize doğrulama geldi

15 Temmuz 09:30 Bilio.com, Webrazzi adresime gönderdiği bir e-posta ile dün akşam saatlerinde yaptığım kapanma haberini doğruladı. Türkiye’de faaliyet gösteren online fiyat karşılaştırma şirketi Bilio, dün yaptığımız haberde sözünü ettiğimiz gibi, operasyonlarını sona erdireceğini resmi olarak duyurdu.

2004 yılında faaliyetlerine başlayan Bilio.com, fiyat karşılaştırma sisteminde, cep telefonundan bilgisayara, ayakkabıdan beyaz eşyaya, müzik aletlerinden tatil ve otel fırsatlarına kadar geniş bir aralıkta, 800’den fazla e-ticaret mağazasına ait 4,5 milyon civarı ürünü listelemekteydi. Bilio, son dönemlerde teknoloji platformundan kaynaklanan sorunlar yaşıyordu.

31 Temmuz itibarıyla faaliyetlerine son verecek olan Bilio, müşterileri ve iş ortaklarına gerekli bilgilendirmeleri yapmaya başladı.

Kısaca Bilio.com

Milyonlarca ziyaretçi ile yüzlerce e-ticaret sitesini aynı platformda buluşturan fiyat ve ürün karşılaştırma sitesi Bilio.com, dünyanın en önemli medya ve e-ticaret markalarını bünyesinde bulunduran Naspers Grubu’nun bir iştiraki. Naspers’ın 13 ayrı ülkede fiyat karşılaştırma alanında kazandığı bilgi ve deneyimi Türkiye’nin hizmetine sunan Bilio.com, grubun ülkemizdeki en önemli internet yatırımlarından biri konumunda. 2004 yılından beri faaliyet gösteren Bilio.com’un fiyat karşılaştırma sisteminde, cep telefonundan bilgisayara, ayakkabıdan beyaz eşyaya, müzik aletlerinden tatil ve otel fırsatlarına kadar geniş bir aralıkta, 800’den fazla e-ticaret mağazasına ait 4,5 milyon civarı ürün listelenmekte. Ürün açıklamalarında Türkiye’nin en geniş içerik veritabanına sahip olan Bilio.com, kullanıcı deneyimleri ve yorumları doğrultusunda mağazaların güvenilirlik durumları ve hizmet kalitesini sergileyen Güvenilir Mağaza Sistemi’nin Türkiye’deki ilk ve tek uygulayıcısı.

Turkcell den ayrılan Serkan Koç, Cimri ye genel müdür oluyor

Fiyat karşılaştırma sitesi Cimri‘nin yeni Genel Müdürü Serkan Koç oluyor. Turkcell’de Alternatif Satış Kanallar Birim Yöneticisi olarak görev yapan Serkan Koç, bu görevinden ayrılarak 18 Temmuz’dan itibaren Cimri‘nin başına geçecek.

Satış ve satış kanalları yönetiminde yirmi yıllık deneyime sahip Serkan Koç, 2004-2009 ve 2010-2016 dönemlerinde Turkcell’in satış departmanı altında farklı birimlerde yönetici olarak çalıştı. Alternatif Satış Kanalları’nda 51 milyon TL’lik bütçeyi yöneten Koç liderliğinde birimin satış gelirleri 2014’te 800 milyon liranın üzerine çıktı.

Konuyla ilgili yapılan resmi bir açıklama henüz yok ancak oldukça yakın kaynaklarımızın bize verdiği bilgilere göre Koç’un Cimri’deki yeni görevine başlamasıyla eşzamanlı olarak şirketin iç yapılanmasında da ciddi değişikliklere gidilecek. E-ticaret sektörü ve fiyat karşılaştırma sitelerinin gidişatı düşünüldüğünde, değişikliğin Cimri.com açısından kritik bir zamanda önemli bir viraj alınmasını sağlayabileceği düşünülebilir. Cimri’nin bu süreçle birlikte nasıl bir dönüşüm yaşayacağını (yaşayıp yaşamayacağını) birlikte göreceğiz.

2008’de bir Gittigidiyor iştiraki olarak kurulan Cimri, 2011 yılında iLab Ventures tarafından satın alındı. Teknoloji dikeyinde ürünlerin ağırlıkta olduğu fiyat karşılaştırma sitesinde bugün tüketici elektroniğinden ev eşyalarına, oyuncaktan sağlık ve medikal ürünlere, saatten giysiye  farklı ürünleri fiyat ve detaylarıyla kıyaslamak mümkün.

Bloggerlar İçin Altın Öğütler

Blog ve Blogerlık

İnternet kullanımı her geçen gün artmakta ve yaygınlaşmaktadır. Eş zamanlı olarak günden güne blog sitelerinde de artış olmaktadır. Günümüzde bir blog sahibi olmak, artık çok kolay hale gelmiştir. Blog yayını yapılabilecek birçok ücretsiz yazılım ve kaynak mevcuttur. Bu sayede dakikalar içerisinde blogunuzu kurup, yayın hayatına başlayabilirsiniz.

Artık isteyen herkes düşüncelerini, fikirlerini internet ortamında online olarak, herkesle paylaşabilmektedir. Her gün birçok blog sitesi açılmaktadır. Ancak her gün birçok blog sitesi de kapanmaktadır. Çok iyi fikirlerle, projelerle yola çıkan blog sahipleri çeşitli sebeplerden dolayı yayın hayatlarına son vermektedir. Blog yayınını devam ettirebilme konusunda dikkat edilmesi gereken belli başlı faktörler vardır. Yayın hayatına başlamadan önce bunları bilmek, sürecin devamlılığı açısından önemlidir. Her şeyden önce blog yayınında unutulmaması gereken altın kural ise “İstikrar”dır.

blogerlar-icin-oneriler

Blog Nedir?

Yazı ve yorumların kronolojik bir sıraya göre yayınlanmasına imkan veren, web tabanlı bir yayındır. Bloglar genellikle belli konularda bilgilerin ve görüşlerin paylaşılmasında kullanılır. Ayrıca web siteleri kendi sektörlerine ait konularda oluşturdukları içerikleri de blog aracılığıyla paylaşmaktadır.

Blog Hayatına Yeni Başlayacak Blogerlar İçin Tavsiyeler

İnternet ortamında yer alan yüzlerce hatta binlerce blog sitesi bulunmaktadır. Ancak bunlardan kaç tanesinin yayın hayatına aktif olarak devam ettiği büyük bir soru işaretidir. Hatta bu blog sitelerinden hangileri bu işi olması gerektiği gibi yapmaktadır? O zaman şimdi, blog yayıncılığında başarılı olabilmek için neler yapılması gerektiğine bir göz atalım.

Blogları Gezin ve Neler Yapıldığını İnceleyin

İşe ilk olarak inceleme evresinden başlamak doğru bir hamle olacaktır. Kendi blogunuzu açmadan önce halihazırda mevcut blogları incelemeniz, sizin için bir yol gösterici olabilir. Çünkü bu sayede neler yapıldığı, nasıl tepkiler alındığı ve neler yapılmaması gerektiği konusunda fikir elde edebilirsiniz. Alınması gereken önlemleri önceden belirleyebilirsiniz. Zaten çoğu zaman birçok blog yazarı, başka bir blog yazarından etkilenerek bu yola koyulur. Yapacağınız incelemeler size kendi blogunuzun türünü, konusunu belirlemenizde de fayda sağlayacaktır. Her zaman söylenen bir gerçek vardır ki bu bloglar içinde geçerlidir. “İyi bir yazar olabilmek için, öncelikle iyi bir okuyucu olmak gerekir.”

Hedefinizi ve Hedef Kitlenizi Belirleyin

Blog yayıncılığı konusunda dikkat edilmesi gerekilen önemli konulardan biride; hedefin ve hedef kitlenin belirlenmesidir. Sonuçta kendine bir hedef koymayan kişi nereye, nasıl ulaşacağını da bilemez.

Bloger yolculuğuna başlamadan önce, yazma amacınızı belirlemeniz gerekmektedir. Yani, hangi amaç doğrultusunda yayın yapacağınızı ve bu konudaki hedefinizi bilmelisiniz. Bloglar, elbette kişilerin kendi düşüncelerini yazıp insanlarla paylaştıkları özgür platformlardır. Ancak kabul edelim ki hiçbir okuyucuda sürekli olarak sizin gün içerisinde ne yaptığınızı, ne yediğinizi, o gün neden moralinizin bozuk olduğunu merak etmez. İnsanlar ilgilendikleri, merak ettikleri konular hakkında yazılmış olan şeyleri okumak isterler. Sizde bu tarz bir duruma hizmet ederseniz, kalıcı bir ziyaretçi kitlesi elde edersiniz. Bu yüzden bloger yaşantınıza başlamadan önce hangi konu üzerine yayınlar yapacağınıza karar vermelisiniz.

Blog üzerinden paylaşacağınız yazılardaki hedef ve amaçlarınızı belirlediniz. Peki, hedef kitlenizin kimlerden oluşacağını hiç düşündünüz mü? Yazılarınızı blogunuz üzerinden yayınlamadan önce, bu yazıyı kimlerin okuyacağını tahmin etmek ilk başlarda biraz zor olabilir. Ancak yazacağınız konuyla kimlerin ilgilenebileceğini, yazının kimlerin ilgisini çekebileceğini öngörebilirsiniz. Eğer ki arabalar üzerine yazılar yazacaksanız, blogunuzu da arabalara ilgi duyan kişilerin takip edebileceğini tahmin edebilirsiniz. Daha sonra elbette hedef kitleniz değişik profillerden oluşabilir. Yani araba almayı düşünen birinin, internette yapmış olduğu aramalar sonucu sizin yazılarınıza ulaşma ihtimalinin olması gibi. Eğer ki yazdığınız yazı doyurucu bir yazıysa, ilk etapta geçici ziyaretçi profiline sahip bu kişiler daha sonradan sürekli takipçinizde olabilir.

Kendi Uzmanlık Alanınızı Belirleyin

Blog yazmak, ‘ne olursa olsun yazarım’ mantığıyla çok fazla örtüşen bir durum değildir. Genelde de en çok yapılan hatalardan biri budur. İyi bir fikir belirleyip yola çıkan blogerlar, ilerleyen süreçlerde hedeften sapabilmektedirler. Bu da başarısızlığı beraberinde getirmektedir. Her konuda kendinize özgü bir fikriniz olabilir ancak bir konuda uzmanlaşmak verimlilik açısından daha iyidir. Hem böylelikle, sizin blogunuzu takip eden kişilerde gerçekten sizin ne ile ilgili yazılar yazdığınızı ve yazabileceğinizi daha iyi algılarlar. Blogunuz için ana konu belirleyip yazmaya başladıktan sonra, geçen süreç içerisinde yeni fikirler ve yeni alanlar bloga dahil edilmek istenir. Ancak üretmekte sıkıntı yaşanmaya başlandığında hiçbiri tam olarak yapılamaz hale gelir. Bu konuda yapmanız gereken, blogunuzu açmanızdaki amacı iyi belirlemektir. Bu blogu neden açıyorsunuz? İnsanlara katmak istediğiniz ve anlatmak istediğiniz nedir? Bu soruları kendinize sorun ve insanları bilgilendirmeyi düşündüğünüz ana konuya odaklanın. Böylelikle insanları kendinize yakınlaştırın. Blogunuzu çok fazla dallandırıp, budaklandırmak yerine ana konunuz üzerine daha fazla çalışın ve sizi takip edenlere daha fazla nasıl faydalı olabilirimin üzerine yoğunlaşın.

İçeriklerinizde Kaliteye ve Özgünlüğe Önem Verin

Blogunuz üzerinden paylaşacağınız yazıların çok olmasına değil, kaliteli olmasına her zaman dikkat edin. İsterseniz blogunuzda gün içerisinde onlarca hatta yüzlerce yazı paylaşabilirsiniz. Ama bu yazılar size özgü değil de kopya içeriklerden oluşuyorsa, emin olun bunun size hiçbir faydası olmayacaktır. Yani siz yazılarınızı nicelik ile sınırlandırmak yerine nitelik ile sınırlarını genişletebilmenin peşinde olun. Elbette özgün içerik oluşturmak anlatıldığı kadar kolay değildir. Ancak onun size katacağı değerler de tarif edilemeyecek kadar iyidir. İlk başlarda bu durum sizi zorlayacak olsa bile, ilerleyen süreçte insanların sizi neden tercih ettiği konusunda sizi rahatlatacaktır. Sonuçta önemli olan nokta, kalıcı bir takipçi kitlesi oluşturmaktır. Yoksa sitenize giren kişiler, girdikleri gibi sitenizi terk ederlerse, bunun size bir faydası olmayacaktır. Bu konuda bilinmesi gereken, sizi ziyaret eden kişilerin tekrar sitenize girmesini sağlamaktır.

Sürekliliği Hedef Alın

Bir fikir oluşturmak, bu fikir üzerine bir işe odaklanmak, o konuda özgün ve kaliteli içerikler yazmak hiçbir zaman kolay olmaz. Aslında bu konuda zor olan şey yazamamak ya da nitelikli içerik oluşturamamak değildir. Asıl zor olan şey, sürekliliği sağlamaktır. Günümüzde bir blog sitesi açmak, bir konu hakkında yazı yazmak ya da bilgi paylaşmak çok zor olan bir şey değildir. Önemli olan uzun vadede bunu devam ettirebilmektir. Bu konuda sizi zorlayabilecek bazı durumlar ile karşılaşmanız olasıdır. Örneğin; her zaman özgün ve nitelikli yazı yazmak için uğraşmanız; sizinle aynı içeriğe sahip binlerce insanın ve binlerce web sitesinin olması gibi. Belki her zaman o konu hakkında en iyi içeriği, en doğru bilgiyi siz üretemeyebilirsiniz. Ancak yazmaktan ve üretmekten vazgeçmeyerek, istikrarlı olmayı başarabilirsiniz.

Kopya İçerikten Uzak Durun

Blog yazmaya yeni başladıysanız, bunun aslında hayal ettiğiniz kadar kolay olmadığını göreceksiniz. Çünkü belirlediğiniz hedef doğrultusunda sürekli yeni içerikler üretmek, özgün olmaya çalışmak ve çeşitlilik katmak tahmin edildiği kadar kolay değildir. Çoğu zaman başladığı bu yolda yürüyemeyenlerin asıl sıkıntısı da budur. İlk başlarda günde birkaç yazı paylaşımı yapılırken zamanla; haftada birkaç yazı, ayda birkaç yazı diye düşüş meydana gelebilir. Bu tarz durumlarda blog boş kalmasın diye insanların aklına kolay yoldan içerik üretmek gelir. Yani başka bloglardan ya da sitelerden içerik alıp kendi blogunda yayınlamak gibi. Ancak belli bir zaman sonra kendinizi sadece başkalarına ait içerikli paylaşır bir halde bulabilirsiniz. Bu da blogunuzun sonu anlamına gelir. Çünkü sizin sitenizi ziyaret edecek kişiler burada özgün içerikleri bulmak isterler. Kopya içerikler hem ziyaretçi açısından hem de arama motorlarında üst sıralarda çıkabilmeniz adına sizi sıkıntıya uğratır. Bu yüzden kopya içeriklerden uzak durun.

Samimi ve İçten Olun

Blogunuzda yazdığınız yazı eğer çok fazla teknik bilgi gerektiren bir içeriğe sahip değilse, yazı dilinizi daha samimi ve eğlenceli kullanmanız size fayda sağlayabilir. İçeriğe uygun olduğu sürece herkes konuyu biraz daha samimi ve eğlenceli bir halde okumayı tercih eder. Bu durumdan da memnun olur. Tabi samimiyet ve eğlence konusunu abartmamaya ve mesafeyi korumaya özen gösterin.

Blog Dünyasında İş Birlikleri Kurun

Benzer içeriklerle, aynı hedef kitleye hitap eden sitelerin ortak işler yapıp, bir şeyler ürettiği pek görülen bir şey değildir. Ancak blog dünyası ve blog yazarlığı bir yarışma mantığında değildir. Yani blog dünyasında herkes kendi özelinde değerlidir ve herkes takdire değerdir. Tabi, işini doğru yapıyorsa. Bu yüzden diğer bloglarla ve blogerlarla iletişim kurun ve ortak işler yapın. Onların içeriklerini kendi blogunuzda yayınlayın. Sizin yazılarınızın onlar tarafından paylaşılmasını isteyin. Nitekim en büyük blog yazarları bile bu işe yeni başlayan blog yazarlarına yardım etmek için kendi vakitlerini ayırıyorlar. Sizde bu ortaklıklardan çekinmeyin.

Anahtar Kelime Seçimine Dikkat Edin

İnternet dünyasında kullanıcıların size nasıl ulaştığı çok önemlidir. İnsanların size ulaşmasını kolaylaştırmak ise sizin elinizdedir. Arama motorlarında belirli kelime ve kelime gruplarını kullanarak arama yapan ziyaretçiler, listelenen sonuçlara göre siteleri ziyaret ederler. Bu açıdan, sizde kullanacağınız anahtar kelimeleri iyi analiz edip, seçmelisiniz. Oluşturacağınız içeriğe en uygun anahtar kelimelerin hangileri olduğunu, kullanıcıların o konuya ulaşmak için ne gibi aramalar gerçekleştirdiğini iyi analiz etmelisiniz. Belirlediğiniz anahtar kelimeleri yazınızın içerisinde doğru biçimlerde ve yakın anlamlarıyla kullanmalısınız. Anahtar kelimeleri belirleme konusunda yardım almak için Google Anahtar Kelime Planlayıcı aracından faydalanabilirsiniz.

Blogunuzun ve Yazılarınızın Analizini Yapın

Blog yayıncılığında genel olarak analiz kısmı pek önemsenmeyen bir durum olarak algılanır. Ancak bu durum oldukça yanlıştır. Sonuçta yapılan işin ölçümlenmesi, değerinin anlaşılması açısından önemlidir. İşinizi büyük bir ciddiyet ve özveri ile yapmak istiyorsanız, blogunuzu ölçmeli ve analiz etmelisiniz. İçeriklerinizin okunma oranını, blogunuzun ziyaretçi sayısını, site trafiğini, okurların içeriklerle olan etkileşimlerini ölçümlemek, size artı değer katacaktır. Bu konuda faydalanabileceğiniz birçok analiz aracı bulunmaktadır. Google Analytics ve benzeri programlardan faydalanarak analizlerinizi yapabilirsiniz.

Sızan ilk fotoğraflar yeni iPhone da kulaklık girişi olmayacağını doğruluyor

Apple’ın gelecek Eylül’de tanıtması beklenen yeni iPhone’la ilgili en çok tartışılan konuların başında cihazın kulaklık girişinden yoksun olacağı iddiası geliyor. iPhone’un yeni kulaklıklarına ait olduğu iddia edilen ilk görüntülerin basına sızmasıyla birlikte bu iddia biraz daha güçlendi.

Çinli Weibo (9to5Mac aracılığıyla) yayını tarafından paylaşılan ve yeni iPhone’la birlikte geleceği iddia edilen kulaklık fotoğraflarında Apple’ın geleneği bozduğu görülebiliyor. Kulaklıkların tipik 3.5 mm’lik bağlantı yerine Lightning port girişine sahip olduğu bu görsellerde ilk dikkat çeken detay.

Görsellerin gerçeği yansıttığı olasılığından hareketle, iPhone 7 kulaklıklarının halefi kulaklıklardan tasarım açısından ciddi bir şekilde ayrılmadığını görüyoruz. Kontrol kumandası ve kulaklık bölümlerinde ciddi değişikliğe gitmeyen Apple, yeni kulaklıklarında daha dayanaklı olmalarını sağlayacak şekilde plastik kaplama kullanabilir.

Bugüne kadar gelen haberler Apple’ın tüm itirazlara rağmen kulaklık girişini yok edeceği yönünde. Ancak bu, sızan fotoğrafların gerçeği yansıttığını doğrulamıyor. Net bir yanıt için Apple’ın kendi lansmanını beklememiz gerekiyor.

Yapay zekaya sahip robot köpek Domgy evcil hayvanlara alternatif mi olacak?

Pekin merkezli yapay zeka ve donanım girişimi ROOBO, evcil hayvan robotu Domgy’nin prototipini tanıttı. ROOBO daha önce Pudding adlı bir robotu piyasaya sürmüştü ve bu robotla çocukların eğitimi hedefleyen, sesle kontrol edilebilen bir robot üretmişti.

2014 yılında kurulan Çin merkezli ROOBO,bugün 300’e yakın çalışanı bulunan ve dünya genelinde 7 ofisi bulunan güçlü bir girişim. Seri A yatırımını alan şirket, aldığı yatırım miktarını ve yatırımcılarının kimler olduğu konusunda hiçbir açıklama yapmıyor. Bu anlamda oldukça gizemli olan şirketin hedeflediği pazar ise yapay zekaya sahip, öğrenebilen evcil hayvan robotlarını evlerin birer parçası haline getirmek.

Girişimin prototipini tanıttığı son robotu Domgy, eğlendiren ve aile dostu bir robot olma peşinde. Domgy tıpkı bir evcil hayvan gibi ayak altında dolaşan, kendini sevdiren ve yapay zeka sayesinde öğrenebilen bir robot. Bunun yanı sıra yüz tanıma sistemi sayesinde aile üyelerini tanıyabiliyor, onları selamlayıp eğlendirebiliyor.

Domgy‘nin sesi erkek ya da kadın sesi olarak ayarlanabiliyor, ürün uyku moduna girebiliyor, şarkı söyleyebiliyor, hikayeler anlatabiliyor. Domgy, tam şarjıyla 4 ile 6 saat arasında kullanılabiliyor.  Ön siparişlerini Çin’de faaliyet gösteren bir kitle fonlama sitesinden bağış karşılığı toplamaya başlayan Domgy’nin, 2016 yılının sonunda ilk sahiplerine ulaşması bekleniyor.

ZØRE silah güvenliğini akıllı hale getirmeyi amaçlıyor

ZORE adlı girişim, indiegogo üzerinden başlattığı kampanya ile sadece iki günde 100 bin dolarlık kitle fonlama hedefine ulaşmış bir ürün. Bünyesindeki farklı ürünlerle bireysel silahların emniyetini sağlamayı hedefleyen bir marka olan ZORE, 2014 yılında kurulan bir girişim.

Örneğin tabancaların gövdesine takılan bir ürün sayesinde silah sadece basit bir emniyet kilidine değil, akıllı bir uygulamaya da emanet edilmiş oluyor. Örneğin şifresini sadece sahibinin bildiği bir emniyet kilidi, silahı sadece o kişi için hazır hale getirebiliyor. Böylece ev içi kullanımda kullanıcılar bireysel silahlarını daha emniyetli şekilde muhafaza edebiliyor. Silah, başkasının eline geçse dahi şifreyi bilmediği için silahın ateşlenmesi mümkün olmuyor. Bunun yanı sıra, bir başka ZORE ürünü silah yerinden hareket ettirildiği anda akıllı telefonlar için geliştirilmiş mobil uygulaması üzerinden sahibine bildirim gönderiyor ve alarmı devreye sokuyor. Bu da silahı olası hırsızlıklara karşı korumuş oluyor.

İsrail merkezli ZORE, başarılı kampanyasında şu ana dek 300 bin dolara yakın bir yardım toplamış durumda ve ürün satışına devam ediyor. ZORE seri üretime Ekim 2016’da başlayacağını söylüyor. Gerekli izinlerin alınmasının ardından ürün Şubat 2017 itibariyle destekçilerine teslim edilmeye başlanacak ve ayrıca satışa sunulacak. ZORE ürünlerini detaylıca anlatan bir videoyu hemen aşağıdan izleyebilirsiniz.