Park yeri bulma uygulaması ParkJockey, pazarda Uber etkisi bırakmak istiyor

Park yeri bulma uygulaması ParkJockey, pazarda Uber etkisi bırakmak istiyor

ABD’de Umut Tekin tarafından kurulan ParkJockey.com, park yeri bulma konusundaki sorunları çözmeyi, daha doğrusu bu dikeyin Uber‘i olmak istiyor.

Mobil uygulamalarıyla araç sahiplerinin boş park yeri bulmasına aracılık eden ParkJockey, 3 önemli gerekçeyle bu alana giriş yapmış; birincisi büyük şehirlerde park alanı bulmanın giderek büyük bir sorun alması. İkincisi park alanları için yapılan ödemelerin giderek artması. Üçüncüsü de park alanı aramanın mevcut koşullarda oldukça verimsiz olması.

ParkJockey, işte bu 3 noktaya derinlemesine odaklanıyor. Hem park yeri bulmayı kolaylaştırıyor hem pazarda taşları yerinden oynatmak istiyor. Yapılan bir araştırmaya göre sürücüler her yıl park yeri bulmak için 55 saatini ve 600 milyon doları boşa harcıyor ve ParkJockey bu gereksiz kaybı en aza indirmei hedefliyor.

PaybyPhone anlaşması ile 12 milyon kişiye dokunacak

Şimdiye kadar 5,5 milyon dolar yatırım alan ParkJockey’in PaybyPhone ile imzaladığı anlaşma ise işin geleceği açısından ümit verici. Zira PaybyPhone, sokak üstü park konusunda lider mobil ödeme girişimi olarak biliniyor. İmzalanan anlaşmayla da 12 milyon kullanıcısını ParkJockey’in park envanteriyle buluşturuyor. Kendi ödeme sistemini de ParkJockey uygulamasına entegre ediyor.

Miami, Chicago, New York, San Francisco’nun yanısıra Londra başta olmak üzere İngiltere’nin büyük şehirlerinde kullanılabilen ParkJockey, bu yeni anlaşmayla ABD, Kanada ve Birleşik Krallık’ta büyümeyi hedefliyor. Akabinde de diğer ülkelere doğru açılmayı istiyor.

Şu anda 100 bin park yerini kontrol eden ParkJockey’in kurucu ortaklarından Umut Tekin, Uber’in taksi pazarında yaptığı şeyi park alanı bulma dikeyinde yapmak istediklerini söylüyor ve pazarın buna ihtiyaç duyduğunu düşünüyor.

Kullanıcılara daha hızlı park yeri bulma imkanı sunmanın yanında park alanı sahiplerine daha fazla kazandırmayı da vaadeden ParkJockey, bir yandan da bu alandaki veri madenciliğini üstleniyor.

ParkJockey’in Türkiye’ye açılıp açılmayacağını henüz bilmiyoruz. ama ilerleyen dönemde Türkiye’de de benzer örneklerin artacağını söyleyebiliriz. Gelecek 10 yıllar içinde ise bu tür uygulamaların sürücüsüz otomobillere entegre olacağına kesin gözüyle bakabiliriz.

0 Comments

Add Your Comment: